Türkiye'nin 2. Yüzyılında Yüksek Teknoloji için Eylem Çağrısı Raporu
Türkiye’nin 2. Yüzyılında Yüksek Teknoloji için Eylem Çağrısı | Nisan 2023 13 Gelecekte sağlığın hasta olmama halinden ziyade zihinsel, sosyal, duygusal, fiziksel ve ruhsal sağlıktan oluşan genel bir iyilik hali olarak tanımlanması; tüketiciyi merkezine alan, çevik ve teknolojiyle donatılmış yeni oyuncular için fırsat alanı oluşturmaktadır. Sanal sağlık uygulamaları, kişiselleştirilmiş sağlık içgörüleri ve müdahaleler ön plana çıkarken sağlık hizmet sunucularının, ilaç şirketlerinin ve tıbbi cihaz üreticilerinin etkisi olan bir alan niteliğini giderek kaybetmekte; dijital odaklı girişimler, büyük perakende şirketleri ve teknoloji devleri sektörde yerini güçlendirmektedir. Türkiye’de ise mevcut durumda sağlık sektöründe yaşanan kapasite sorunları ve kur dengesizlikleri sağlık hizmet sunucuları ve ilaç ve tıbbi cihaz sektörünü sıkıntıya sokmaktadır. Sağlığın geleceğinin dijital ve veri odaklı ve toplum sağlığını artırmaya yönelik olduğu düşünüldüğünde uygun planlama ile bu sorunlar çözülebilir görülmektedir. E-nabız gibi kamu sahipliği olan veriyi kullanmak ve bu verinin teknoloji ve veri odaklı girişimler tarafından kullanılmasını sağlamak, dijital uygulamaların önündeki regülasyon engellerini kaldırmak, sağlık çalışanlarını yapay zekâ karar destek mekanizmalarıyla desteklemek ve sağlık teknolojisi girişimlerini fon ve teşviklerle büyütmek sektörde hayata geçirilmesi kritik olarak görülen adımlardır. Bir dizi yeni teknolojinin geliştirilmesi ve entegrasyonu ile dönüşen hizmet sektöründe otomasyon, yapay zekâ uygulamaları ve robotlar, drone teslimatları, metaverse ve blokzincir gibi teknolojiler ön plana çıkmaktadır. Global hizmet firmaları geleceğin teknolojilerini bugünden müşterilere sunmaya başlarken Türkiye’de hizmet sektöründeki teknoloji yatırımları ve yeni girişimler artarak devam etmektedir. Getir, Trendyol, Hepsiburada gibi platformlar küresel çapta başarı kazanmakla birlikte küresel oyunculara kıyasla hala gelişmeye oldukça açık oldukları görülmektedir. Finansal hizmetler sektörünün geleceğinde, ekosistemin birbiriyle ve bireylerle daha farklı çalışma yöntemleri içinde olacağı düşünülmektedir. Pazarda sektörü yeniden şekillendiren fintekler, teknoloji devleri, perakende ve hizmet sektörü ve hatta her biri farklı misyonlara sahip yeni girişimlerin etkisinin olacağı öngörülmektedir. Dijital bankacılık, fintek süper uygulamaları, blokzincir, yapay zekâ, nesnelerin interneti sektörü şekillendirirken 5G altyapısının kökten değişimler yaratması beklenmektedir. Fintek ekosistemi, Türkiye’de henüz 10 yıllık bir geçmişe sahip olsa da küresel çapta başarıya ulaşacak çevikliğe sahiptir. Dijital teknolojiler sunan girişimlere yatırım fonları oluşturmak, uygun vergi avantajı sağlamak, verinin özgürleştirilmesi, nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi, 5G’nin yaygınlaştırılması, 6G çalışmalarının başlaması, kaliteli ve yüksek hızlı internet hizmeti için gerekli fiber altyapısının tesis edilmesi gerekmektedir. Fintekler, girişimler ve teknoloji şirketleri ile finansal kuruluşların yurt içi ve yurt dışı iş birliklerini artıracak şekilde ekosistemin geliştirilmesini sağlayacak mekanizmaların çeşitlendirilmesi; büyük sanayi firmaları ve bu firmaların tedarikçilerini, girişimcileri, startupları, araştırma üniversitelerini, kuluçka merkezlerini ve danışmanlık firmalarını bir araya getiren arayüzlerin geliştirilmesi sektörün önemli ihtiyaçlarındandır. Sağlık Finansal Hizmetler Hizmet Tarım Hızla artan nüfusun ve iklim değişikliğinin gelecek yıllarda gıda kıtlığı ve açlık gibi sorunları beraberinde getirme tehlikesi mevcut sistemin değiştirilmesi için itici güç olmuştur. Tarım 4.0’ın getirdiği genetik modifikasyon, sensörler, cihazlar, makineler ve bilgi teknolojisi gibi teknolojilerdeki ilerlemelerle bu sorunlara çözüm bulunması hedeflenirken yeni eğilimler sektörü kökten değiştirecektir. Hassas, dikey ve rejeneratif tarım, otomasyon, modern seralar ön plana çıkarken drone kullanımı, nesnelerin interneti, yapay zekâ, tarımsal robotik, tarımsal biyoteknoloji ve blokzincir gibi teknolojiler sektörü dönüştürmektedir. Global şirketlerin akıllı tarım teknolojilerini benimsediği görülürken Türkiye tarım teknolojileri kullanımında dünyanın çok gerisindedir. Tarımsal üretim açısından oldukça avantajlı bir konumda olan Türkiye’de Tarım 4.0 teknolojilerinin gelişmesi için yatırımların artması, tarım politikalarının gözden geçirilmesi ve çiftçinin farkındalığını artıran eğitim programlarıyla sektörün desteklenmesi gerekmektedir.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy NDE5MDI=