Türkiye'nin 2. Yüzyılında Yüksek Teknoloji için Eylem Çağrısı Raporu

Türkiye’nin 2. Yüzyılında Yüksek Teknoloji için Eylem Çağrısı | Nisan 2023 37 Geleceğe Bakış Belirsizliğin ortasında üretim sektörü büyümesi Oxford Economics'in Küresel Ekonomik Modeline dayanan Deloitte tahminleri, 2023 yılı için üretim sektöründeki GSYİH'da %2,5'lik bir büyüme öngörmektedir. 34 Üretim sektöründe genel talep ve üretim kapasitesi son zamanların en yüksek seviyelerine ulaşmış olsa da belirsizlik ortamında yakın vadeli görünümün o kadar parlak olmayabileceğine dair göstergeler bulunmaktadır. Sektör şu anda enflasyon ve ekonomik belirsizlikle ilgili endişeler yaşamaktadır. Ayrıca üreticiler, endüstrinin büyüme ivmesini sınırlayabilecek yetenek sorunlarıyla boğuşmaya devam etmektedir. Dünya Ekonomi Forumu’nun 2023 Global Riskler Raporu’nda ele aldığı kısa ve uzun vadeli riskler arasında üretimi direkt etkileyecek doğal kaynak, hammadde tedarik zinciri sıkıntıları, enerji ve iklim krizi ve jeopolitik kutuplaşma yer almaktadır. Bunun yanında artan nitelikli iş gücü ihtiyacı üretim sektöründe de kendini göstermektedir. 35 Gelişmiş ülkelerin azalan genç nüfusu, çevre sorunlarına ilişkin alınan küresel önlemler, tedarik zincirinde oluşan coğrafi kümelenme sorunlarının yarattığı mega eğilimler ise Türkiye’nin potansiyelini işaret etmektedir. Genç nüfusu, Asya ve Avrupa arasındaki köprü konumu, Paris Anlaşması gibi küresel söz birliklerin parçası olması Türkiye’yi bu risklerle baş etmekte avantajlı bir konuma taşımaktadır. Kısa ve uzun vadede bu potansiyeli kullanacak doğru dijital ve teknolojik stratejileri kurgulamak ve ilişkili yatırımları yapmak; Türkiye üretim endüstrisini belirsizliğe karşı dayanıklılaştırırken eğilimleri yakalayan bir öncü haline getirebilir. Üretim sektöründe yakalanması gereken başlıca eğilimler iki kategori altında toplanabilmektedir: kaynak ve maliyet optimizasyonu ve çevresel sürdürülebilirlik. Risk yönetimine çözüm olarak kaynak ve maliyet optimizasyonu Son yıllarda dünyada görülen ABD-Çin korumacı politikaları ve pandeminin kırılgan hale getirdiği küreselleşme, enflasyon ve ekonomik belirsizlikler sonucunda Gartner’ın 2023 Tedarik Zinciri Teknolojisi Tahminleri raporuna göre, 2026 yılına kadar şirketlerin %95'inin tedarik zincirlerinde uçtan uca esnekliği sağlamada başarısız olması beklenmektedir. Ancak, daha yüksek dijital olgunluğa sahip ve pandemi sırasında dijitalleşmeyi hızlandırmış şirketlerin piyasadan ayrıştığı ve risklere karşı dayanıklılık gösterebildiği görülmektedir. Ham madde tedarik zinciri krizleri ile baş edebilmenin ve riski yönetebilmenin yolu maliyetleri düşürmek ve kaynakları etkili kullanmaktan geçmektedir. Dijitalleşme, nesnelerin interneti, bulut bilişim ve veri analitiği çözümleri, tedarik zinciri etkin yönetimini, endüstriyel otomasyonu ve bunların getirdiği etkin verimi üretim sektörünün kazanç denklemine dâhil etmektedir. Deloitte’un 2023 Küresel Üretim Sektörü Anketi’nde üreticilere 2023 yılında operasyonel verimliliği artırmak için odaklanmayı düşündükleri teknolojiler sorulmuş, %62’si robotik ve otomasyon cevabını verirken, %60’ı veri analitiği, %39’u nesnelerin interneti platformu cevabını vermiştir. Risk yönetimi için üretim sektöründe ön plana çıkan teknoloji ve analitik uygulamaları üç ana başlıkta aşağıdaki gibidir: Kestirimsel veri analitiği çözümleri: • Nesnelerin interneti sensörlerini kullanarak üretimde çevresel etkileri ölçümlemek ve gerçek zamanlıya yakın kalite tahmini üretebilmek ve kalite risklerini azaltmak • Veri toplama ve anlık işleme ile üretim hattını durdurmadan önlem alabilir mekanizmalar geliştirmek • Üretim hattı sinyallerini izleyerek olası arızaları tahmin etmek ve önlemek • Kaliteyi koruyarak kesintisiz üretim sağlamak Tedarik zinciri yönetimi: • Dijitalleşme ile izlenebilir bütüncül servisler sayesinde bir kıtlığın etkisiyle birlikte tedarikçilerin ve ham maddelerin değer haritalamasını hızlandırmak • Belirsiz dönemlerde önleyici tedbirlerin uygulanmasını hızlandırmak • Yapay zekâ ile ham madde optimizasyonu modelleri kurgulayarak dönemsel ham madde ihtiyacını yüksek doğrulukla belirlemek, depolama ve tedarik zincirini etkin yönetmek Endüstriyel Otomasyon: • Otomasyon süreçlerini üretim hattına dahil ederek üretkenliği arttırmak ve hata payını azaltmak • İş gücünün güvenliğini arttırmak Siemens globalde eski motorlarda ve şanzımanlarda sensörler kullanarak ve bu sensörlerden gelen verileri analiz ederek bir makinenin durumunu yorumlayabildiğini, düzensizlikleri tespit edebildiğini ve makineleri arızalanmadan önce tamir edebildiğini belirtmektedir. Bu, öngörücü bakım süreçlerinin eski makinelere bile uygulanabileceğini göstermektedir. 34 Oxford Economics’ Global Economic Model 35 Deloitte, 2023 Manufacturing Industry Outlook

RkJQdWJsaXNoZXIy NDE5MDI=