Türkiye'nin 2. Yüzyılında Yüksek Teknoloji için Eylem Çağrısı Raporu
Türkiye’nin 2. Yüzyılında Yüksek Teknoloji için Eylem Çağrısı | Nisan 2023 84 Yaşanan iklim değişimleriyle birlikte doğal afetler ve ekstrem hava olayları, küresel risklerin en önemlilerinden biri haline geldi. Doğa olayları kaynaklı riskler, sosyal, ekonomik ve jeopolitik riskleri de tetikler yönde etkisinin de bulunması nedeniyle hükümetlerin ajandasında önemli bir yer kaplıyor. COVID-19 ile birlikte kamu yönetişimini sağlama, risk değerlendirme, kaynakların etkin kullanımı, izleme, kontrol ve normale dönüş gibi unsurların yönetiminde hükümetlerin küresel ölçekte büyük zorluklar yaşadığı görülmüştür. Bu zorlukların üzerinden gelinmesi ve olası tüm salgın hastalık, doğal afet ve krizlere hazır ve dayanıklı yaşam alanları inşa edilmesi ileri teknoloji atılımı hedefi olan bir ülke için en önemli ve temel adımlardan biri olarak görülmektedir. Bunu sağlayabilmek için de teknolojinin, yapılandırılmış verinin ve dijital platformların özellikle olası risk durumlarını analiz edebilme, krizi hızlı ve çevik adımlarla yönetebilme ve normale dönüş sürecini olabildiğince hızlı gerçekleştirebilme alanlarında kullanılması elzem görünmektedir. Doğal Afetlere Dayanıklı Şehirler, Yaşam Alanları ve Teknolojik Altyapı Eylem Çağrısı 10: Risk değerlendirme ve önleyici faaliyetler için yeni nesil teknolojilerden yararlanılmalı, dijital altyapı güçlendirilmeli ve altyapının güvenliği sağlanmalıdır. Gelişen izleme teknolojileri, sensör ağları ve dronlarla birlikte geçmişte öngörülemez ve önlem alınamaz olduğu düşünülen riskler bugün aksiyon alınabilir hale gelmiştir. Dinamik ve statik veri kümelerini kullanarak orman yangını risk haritasını çıkaran ve riskleri kategorize ederek, eylem planının bu değerlendirme sonucunda oluşturulmasını sağlayan uygulamalar geliştirilmiştir. Bu ve benzeri uygulamaların geliştirilmesi ve oluşturulan risk haritalarından yola çıkılarak doğal afetten etkilenecek insan sayısının ve alanın tahmin edilmesi, buna uygun kaynak optimizasyonunun sağlanması, toplanma alanı, yardım alanı, depo alanı gibi alanların planlanması gibi aksiyonlarda önemli rol oynayacaktır. Risk değerlendirme ve kriz planlama, kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılırken gerekli dijital araç ve modellerin geliştirilmesinde, akademi, teknoloji şirketleri ve veri madenciliğine yatkın dijital girişimlerin de çözümün bir ortağı olarak yer alması kritiktir. Bunu sağlayabilmek adına da başta coğrafi veriler olmak üzere geçmiş yangın söndürme faaliyet verileri, geçmiş sel ve deprem verileri, anlık sıcaklık, nem verileri gibi mevcut durumda şeffaf bir şekilde erişilemeyecek verilerin ortak kullanıma açılması gerekmektedir. Bir başka hazırlık faaliyeti olarak da dijital altyapı değerlendirilmeli, afetlere dayanıklı tasarımlar gözden geçirilmeli ve altyapının güvenliği sağlanarak yeniden planlama yapılmalıdır. Erken uyarı analizini, doğal afet izlemeyi ve komuta ve sevkiyatı sağlayabilecek sensör ağlarını ve farklı simülasyon ve harita modellerini içeren geniş kapsamlı bir imkân ağından faydalanabilmek için 5G teknolojisi kritik önem taşımaktadır. Doğal afet hazırlığının temel adımlarından biri olarak 5G teknolojisine geçilmesini sağlayacak fiber optik altyapısı oluşturulmalı ve afet anlarında ulusal dolaşımı mümkün kılacak düzenlemeler hayata geçirilmelidir. Afet sırasında mevcut altyapının telekomünikasyon hizmet sağlayıcı şirketler tarafından ortak kullanımı sağlanmalıdır. Bunun yanı sıra kriz anlarında bölgeye transfer edilebilecek mobil enerji üretim ve depolama sistemlerinden yararlanılması gerekliliği 6 Şubat 2023’te gerçekleşen ve 11 ili etkileyen Kahramanmaraş depremiyle birlikte görülmüştür. Mobil enerji sistemleri haberleşmeyi sağlayacak elektrik kaynağının sürekliliği için de önemlidir ve doğal afet hazırlık planlarında dikkate alınmalıdır.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy NDE5MDI=