Türkiye'nin 2. Yüzyılında Yüksek Teknoloji için Eylem Çağrısı Raporu

Türkiye’nin 2. Yüzyılında Yüksek Teknoloji için Eylem Çağrısı | Nisan 2023 11 TÜSİAD ve TÜBİSAD olarak bu atılımı gerçekleştirmeye yönelik bir yol haritası oluşturmaya katkı sağlayabilmek, kritik paydaşları ve ihtiyaçları belirlemek amacıyla, yüksek teknolojilerin önemli değer yaratacağını düşündüğümüz sektörlerin geleceğini değerlendirdik. Bir sonraki bölümde özet olarak değerlendirilen sektörlere ilişkin detaylı değerlendirmeler ‘Sektörlerin Geleceği’ başlığında bulunmaktadır. Elektrikli araçların yükselişi, yeni mobilite çözümleri, bağlantılı ve otonom araçlar hareketlilik için sayısız seçenek sunmakta, geleceğin mobilitesini ve otomotiv sektörünü yeni değer önerileri ve iş birlikleriyle hızlı bir değişime sokmaktadır. Hükümetlerin karbonsuzlaşma yönünde attıkları adımlar ve yeni araç satışlarının sıfır emisyonlu araçlar olması gibi alınan uluslararası kararlarla birlikte büyük otomotiv üreticilerinin elektrikli araç hedefleri büyümekte, yapılan altyapı yatırımlarıyla tüketicinin bu yöndeki endişeleri de giderilmektedir. Bağlantılı ve otonom araçlar büyük otomotiv üreticilerinin yatırımlarını hızlandırdığı alanlar olmakta; araç içi eğlence sistemleri, tüketici ve araçla ilgili birçok veriye sahip olunması yeni gelir modelleri yaratmaya imkân sağlamaktadır. Otomotiv üreticileri bu araçların temeli olan yazılımları önce kendi iç kapasiteleri ile yapmayı denemiş, ancak bunu istenen hızda gerçekleştirememiştir. Bu nedenle hiper ölçekli teknoloji şirketleri ile iş birliği kurmaya başlamışlardır. Mercedes-Benz Google ile, BMW Qualcomm ile, Volkswagen ise BlackBerry ile iş birliği yapacağını duyurmuştur. Bu dönüşüm ve trendler, Türkiye için ciddi ekonomik katma değeri olan otomotiv sektörünü birçok açıdan tehdit etmektedir. Elektrikli araçların artışıyla birlikte bakım ve onarım ihtiyacının azalması ve satış sonrası gelirlerin önemli ölçüde düşmesi beklenmektedir. Bakım ve onarım sektöründeki mekanik odaklı iş gücünün elektrikli araca uygun iş gücüne dönüşmesinin zorluğuyla birlikte önemli bir istihdam kaynağı derinden etkilenecektir. Yerel otomotiv parça tedarikçilerinin değişen elektrikli, bağlantılı ve otonom araç ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde dönüşebilmesi için bir eylem planına ihtiyaç olduğu görülmektedir. Otomotiv-alt ve yan sanayilerinin yazılımcı firmaları ile birlikte çalışmasının sağlanması ve gerekli işbirliklerini mümkün kılacak arayüzler tasarlanması gerekmektedir. Yeni mobilite çözümleri özellikle genç jenerasyonların araç sahipliği ile ilgili değişen görüşleri sonucunda Türkiye’de de toplum tarafından hızla kabul görmekte, birçok yerel ve uluslararası şirket Türkiye’de mobilite sektörüne yatırım yapmaktadır. Dolayısıyla Türkiye’deki mobilite çözümleri için mevcut durumda karayolları odaklı ulaşım ağı planlamalarının gözden geçirilmesi; kamu kurumları, yerel yönetimler, özel şirketler, STK’lar ve üniversiteler gibi ekosistem paydaşlarının iş birliği gerekmektedir. Sektördeki verilerin toplanması ve anonimleştirerek paylaşıma açık hale getirilmesi, yapay zekâ kullanımı, 5G hücresel bağlantı altyapısının sağlanması ve gerekli yetki ve standartların ve hukuki ve cezai sorumlulukların ortak bir çerçeve dâhilinde belirlenmesi mobilite çözümlerinde küresel trendleri izleyebilen bir ülke olabilmek adına önemli adımlar olarak görülmektedir. Üretim sektöründe genel talep ve üretim kapasitesi son zamanların en yüksek seviyelerine ulaşmış olsa da enflasyon ve ekonomik belirsizlikler, doğal kaynak, hammadde ve tedarik zinciri sıkıntıları, enerji ve iklim krizi ve jeopolitik kutuplaşma gibi sorunlar kendini göstermektedir. Kaynak ve maliyet optimizasyonu, enerji optimizasyonu ve çevresel sürdürülebilirlik başlıkları sektörün ana eğilimlerini oluşturmaktadır. Akıllı fabrikalar, nesnelerin interneti, bulut bilişim ve veri analitiği çözümleri, 3D baskı, endüstriyel otomasyon ve robotik dijitalleşmenin getirdiği uygulama alanları olup, sektörün geleceğini şekillendirmektedir. İklim değişikliğiyle mücadele bağlamında üreticilerin Çevresel, Sosyal ve Kurumsal Yönetim (ESG) uygulamalarını entegre etmesi, şeffaflık ve ESG raporlaması konusunda uzmanlaşması gerekecektir. Buradaki uzmanlık ise dijital araçlar ve sensörlerle izleme yapabilme kabiliyetleri ile mümkün olabilecektir. İhtiyaç duyulan 5G ve fiber altyapı desteğinin sağlandığı, yeni teknoloji kullanım senaryolarının test edildiği, ihtiyaç duyulan nitelikli iş gücünün geliştirildiği ve kaynak kullanımında verimliliğin artırıldığı ekosistem ve iş birliği ortamlarının yaratılması sektör için katma değer yaratacak uygulamaların başında gelmektedir. Kümelenme yaklaşımının özellikle yüksek teknoloji alanlarını içerecek şekilde yaygınlaştırılması ve üretim teknolojileri üzerine çalışan araştırma enstitülerinin kurulması üretimde yenilikçiliğin artırılması ve küresel pazarda söz sahibi olunabilmesi için önemli görülmektedir. Otomotiv ve Mobilite Üretim

RkJQdWJsaXNoZXIy NDE5MDI=